3 Mayıs 2016 Salı

YAZGI



YAZGI
Yazgımı değiştirmek istedim ama okuyamadım
Yabancıydı bana dili yada ben o dile yabancı
O günden beri okur yazarım, yazgım da dahil.
Ben mayıs 2016

26 Nisan 2016 Salı

DERS

DERS
Saksımda narin bir çiçek
Tomurcuklanmış yeni
Daha açmayı bilmiyorki
Ha verdi ha vericek...
Başımda kara bir bulut
Nemle dolmuş yeni
Ama yağmayı bilmiyorki
Sağanağa dönüşecek...
Aklımda binbir soru
Sıralanmış dizilmiş yeni
Cevap bulamıyorumki
Gerçeği öğrenecek...
Ben Nisan 2016

27 Şubat 2016 Cumartesi

SORU


SORU
tanrıya şöyle soruyordu gözü tok yoksulun biri:
“yoksulum bu derdimden hiç mi hiç yakınamam sana
ama, bağışla n’olur, meleklerine izin veren sen misin
kişiliksiz alçaklara devleti ve zenginliği dağıtmak için?”

Muhammed İKBAL

12 Şubat 2016 Cuma

UZAK

UZAK

Oradan bakınca uzak
Gel birde buradan bak
Uçak bileti kadar yakın
Ama aldanma sakın

Söz vermişsen eğer
Serde erkeklik var
Beni bana bırakın
Hasret belki oyalar

10 şubat 2016 ve Ben...

MUTLULUK

MUTLULUK

Mutluluk önünde uçsuz bucaksız bir deniz
Mutluluk bende sen, sende o ve biz
Özleriz, bekleriz, isteriz şüphesiz
Kedimize göre tarif de ederiz
Gümbür gümbür gelir bazen
Kimi zamanlarda sessiz
Denize nazır yakalanır bir kadehte
Bazen bir telefon mesajından bekleriz
Ve bir nefes bir kahkaha bir an
Bir çırpıda keyfine varılamayan
Sen ve o, o ve ben hepimiz
Geçip gittikten sonra ona mutluluk deriz.

11/02/2016. Tahir özcan

31 Ocak 2016 Pazar

GURBET


GURBET
Taş olsa çatlar demişler gurbette
Kulağımda romantik şarkılar gözlerimde yaş
Yalnızlığı katık ettim akşam yemeğim de
Kitaplar uzun gecelerime arkadaş
Er geç alışırsın da derler, elbette
Hiç kolaylaştırmasa da bunu kış
Dışarısı hareketli, cıvıl cıvıl kentte
Kalabalıkta yalnızlık penceresinden bu ilk bakış
Tahir ÖZCAN Şubat 2016

27 Ocak 2016 Çarşamba

ŞÜPHE

ŞÜPHE
Aç ve üşumüş sokak hayvanlarının
Üzerine yağan kar gibi karadır süphe
Bakmayın siz onun göz önündekileri
İnce oyalı şal gibi örttüğüne
Boşuna karakış demezler
Sinsice örter iyi taraflarını
Dondurur sevgiyi, kurutur yüreği
Geçmişi, anıları kurcalar durur
Kara çarşafıdır ayıbını örten kadının
Kılıfı olacak sanırken mahreminin
Yapışınca rüzgarda bedene
Seriliverir her şey gözler önüne
Düğmeyi ararken karanlık odada
Bir kibrit çakar ya birisi
Beyaza çalar ortalık birden
Yaktığı orgazm sigarası değilse
Ruhunla bakarsın odaya bir umut
Belki hiç tanımadığın bir beden
Uzanmış yatıyor öyle
Ya da boş bir yatak bulursun
Örtülmüş simsiyah bir örtüyle
Artık bambaşka görünür oda
Zemheri kışın, felaketin olacakken
Ayak parmaklarına sıcaklık yürür
Aklındakileri beyaz kaplı kabına koyarken.
T. Özcan. ocak 2016

27 Aralık 2015 Pazar

OLMAZ OLSUN









OLMAZ OLSUN

Bir eli cebimde ise katlanırım
Taşın altına da korum başımı
Bilirim kışın soğuğunu doğuda
Sırtında taşıyan yakacağını
Kazanan alın teriyle aşını
Dayanır.
Doğal gazı kesilenden de
Bağlandığı kapıda azığı kesilenden de çok.
Olmaz olsun ama
Üç buçuk aylık bebeği koruyamayan
Adı Devlet de olsa Hükumet de
İsyanım farklı benim
Bilmem kaç yaşındayım
İşimin gücümün başındayım
Kaçak elektriğin farkını da öderim
Gerekirse tekrar askere de giderim
Ama olmaz olsun
Yok yere ölene hava durumu muamelesi
Duyulmuyorsa anaların sesi
Canından parçayı toprağa veren
Kesiliyorsa masum çocukların nefesi
Doyamadan babasız büyüyen
Olmaz olsun...

T. Özcan  27.12.2015

23 Kasım 2015 Pazartesi

YOLCU



YOLCU

Yolu buldum o yola koyuldum,
Ama geç kalmıştım yok sayıldım,
Belki doğruydu yönüm belki değildim,
Çoğu dik durdum azı eğildim,
Çelmelendim düştüm kalktım yoruldum,
Aldığım mesafeden memnun değilim.

Tahir ÖZCAN   23/11/2015

9 Kasım 2015 Pazartesi

Öne Çıkan Yayın

MAGNUM

  Yalanla kurduğunu, Yalnız kendin yaşarsın. Hayatı yarışma yapanlar, Yaşamayı nasıl başarsın. Duyuldukça adın, Yaşam üzerinden taşar. En iy...