12 Haziran 2015 Cuma

Dönülmez Akşamlar Filan


Çilingir Sofrası

Bir parça peynir, bir dilim kavun, belki beyaz leblebi ve bolca muhabbet. 
İla musıki, inceden tıngırdayan bir ud, belki bir kanun, belkide yanında klarnet. 
Tercihan kadın sesi, karşında deniz mavisi, belki birkaç rum mezesi üzerinize afiyet.
Roka mesela bol limonlu suda, semizotu da var süzme yoğurda emanet.
Varsa ızgarada balık, balkonun meyhane tek masalık, azıcıkta buz, olmasa zahmet.
Karşında bir eski dost, ne güzel gelmiş oturmuş istemeden edilmeyi davet.
Bir sen kaldırırsın kadehi şerefine  bir o, bir sen doldurursun bir o elbet.
Akşam yine akşam, söyleyemem derdimi, çünkü şimdi sende herkes gibisin derken.
Agora meyhanesi, dönülmez akşamların ufku filan. Şişedeki gibi durmuyor meret


Değerli Ağabeyim Ufuk SAKA ya ithafen (12/06/2015)

6 Haziran 2015 Cumartesi

MESELE

Meselemiz birinin başkan olup,olmaması olsaydı çözümü basitti. Ne yapar eder başkan yapmazdık.
Derdimiz emperyalizmin kucağında büyüyen birilerine baraj atlatmak olsa çözümü basitti. Verirdik oyu,tavşan gibi zıplaya zıplaya atlardı.
Derdimiz ve meselemiz, tam bağımsız,laik ve demokratik ülke inşası olunca, bu yolun çilesini çekmiş insanlarının da anıları gözümüze gelince iş değişiyor.Sapmalar,entrikalar,sol görünüp sağ vurmalar başlıyor. İşte bu iş basit değil.
Kötünün iyisi bu yolun yolcularına göre değil.
Mutlaka insanlarının kendilerini istediği gibi ifade ettikleri özgür ve bağımsız vatanı kuracağız. Bütün sağ ve sol sapmalara rağmen bunu başaracağız. 

Ahmet Erol AYDIN

5 Haziran 2015 Cuma

SEVDİM

Tembel kadınları sevdim... ağzı rakı kokan kadınları... dağınık kadınları...sigara içen.. dövmeli... dövmesiz...serseri kadınları...hepsi bu....! Hayatin başka bir yanını.... başka bir tadını... başka bir kokusunu bıraktı bende....Ve hepsi küçük bir kız çocuğu olarak durur içimde....çünkü ben kadını seversem.... önce çocukluğundan başlarım kadın....

Tunç-Bob-Karl...:)

29 Mayıs 2015 Cuma

NİYE?















NİYE
Taparcasına bağlı olduğunuz adam
Söylediğiniz kadar mertse
Anlattığınız kadar haşmetliyse
Düşlediğiniz kadar cesursa
İddia ettiğiniz kadar büyük liderse
Niye?
Sarayda oturuyor
1500-3000 koruma ile geziyor
Muhalif bir kanalda konuşamıyor
Bağımsız veya yandaş bir kanalda
Diğer parti liderleri ile tartışamıyor
Niye?
Dokunulmazlıkları,YÖK'ü kaldırmadı
İnterneti yasakladı,TC'yi kaldırdı
Milliyetçiliği ayaklar altına aldı da
Hangi millet olduğunu bir kez bile söyleyemedi
Niye?
Halkın bir kısmı yapılmasını istemediğinde
O yapacağız diye ısrar etti,inat etti
İnsanların dövülmesini, gazlanmasını emretti
Ölen küçücük çocuklardan bile bir rahmeti esirgedi
Öldürenlere ABD li olsa bile kahraman dedi
Niye?
Daha bir çok soru sorabiliriz de
Taraf olanlardan cevap alamıyoruz
Bir gün cevap vermek zorunda kalınacak
Hakkı olmayana sahip olanlardan
Gaspettikleri geri alınacak
Tarih böyle örneklerle dolu
İnanmayan açar okur
Ama okumuyorsun
Niye?


Tahir ÖZCAN (mayıs 2015)

26 Mayıs 2015 Salı

Diktatörün Ebesinin Şeysi !



Katar Emiri stadyum yaptırmış. Akraba sayılırız kendisiyle, bizim Ahmet Davutoğlu beyle Suriye’ye demokrasi götüren emir var ya ondan söz ediyorum işte. Proje dev proje, 2 milyon nüfuslu ülkeye 45 bin kişilk stadyum. Nüfusun %2.5’i aynı anda maça gelebiliyor. Yani bizim buralarda 2 milyon kişilik bir stadyum yapıldığını düşünün. Ya da hiç düşünmeyin, mazallah Tayyip beyin kulağına falan gider de yapmaya kalkar.  Malumunuz bu emir-şeyh-diktatör takımının dev olmayan projesi yoktur. Bir proje ya devdir ya megadır ya süperdir ya da çılgındır. İşte Emir efendi de bu dev proje için parayı esirgememiş. Tasarımını Dünyanın en popüler mimarı, diktatör ve yamyam takımının gözdesi Zaha Hadid’e yaptırmış.

Neyse efendim uzatmayayım, bu mega-dev-çılgın projenin açılış günü gelip çattığında emir efendi bir de ne görsün : 45 bin kişiyi içine sokacağı, kendisinin de içine girip büyük Katar milletine nutuk atacağı Al-Wakrah stadyumu affedersiniz ebesinin şeysine benziyor. Aslında emir olayın farkında değil, ABD’li Avrupa’lı feministler “yaşasın bizim de bir mega projemiz oldu” diye sevinmeye başlayınca “yav bizden kadın cinsine faydalı bir iş çıkmaz ne hata ettik de bunları sevindirdik” diye o tarafa seyirtmiş, jetonu da o zaman düşmüş işte. Feministin de yarım akıllısı var, hepsi akıllı olacak değil ya; işte bu divaneler, “bıkmıştık erkek egemen fallik gökdelen binalardan yaşasın vajina binalar” diye kutlama yapıyorlar.

Arkadaş emir ne yapsın şimdi ? Milyarlarca doları yatırmış bir kere, yıksan yıkılmaz, böyle kullansan bildiğin ebesinin şeysi. Aşağısı sakal, yukarısı bıyık anlayacağın. Zaha Hadid’i de aramış  “yok öyle bir şey söylenti” demiş. Kadın aldığı paraya bakıyor, ne desin “sayın emir ananıza saygı olsun diye yaptım” mı desin? Feministler de arsız, emirin damarına bastıkça basıyorlar : Ya ne var bunda bozulacak hepiniz zaten oradan çıkmadınız mı?
Vallahi bunların kaderi birbirine benziyor. Bizim Tayyip’in açtığı her mega projenin elinde patlaması gibi Katar emirinin de başına mutlaka bir terslik geliyor. Daha önce de Fransa’dan bir mimar buna kadın tamponu şeklinde gökdelenler yapmıştı.
Şimdi demokratik Katar’ın “amıtsal stadyumu” ne olacak merakla bekliyoruz. Emir bey iyi tarafından bakmayı deneyebilir, mesela bir arıza olsa, su sızdırsa, elektirk kesilse falan, bizimkilerin Marmaray mazereti orada bal gibi geçer : “her tarafını elliyorlar kardeşim.”
Avrupa’lı mimarlar emir efendiye ebesinin şeysinden önce yengesinin tamponunu vermişlerdi.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

SURETLER



Bu gün insan yüzlerini izledim uzun uzun
20 li yaşlarında asabi idi, hatta bir hayli sinirli
30 lu yaşlar endişeli biraz da şaşkın
40 lı yaşlar umutsuz boynu bükük
50 li ler bezgin artık oluruna bırakmış herşeyi
60 ve üzeri ise hüzün dolu, neredeyse ağlamaklı
Üzüldüm, endişelendim,kızdım hem de çok
Ne umutsuzum oysa nede tümüyle bezgin
Umut kıvılcımları kanat çırpıyor kelebek misali
Yada bir rüya sabaha erişiyor
Geceymiş, karanlıkmış fark eder mi
Güneş imdada yetişiyor
Ben bugün ikibinonbeş

24 Mayıs 2015 Pazar

''MERSEDES''



Diyanet İşleri Başkanlığının şu can sıkıcı Mercedes hikayesini bırakın, gelin size keyifli bir "Mersedes" hikayesi anlatayım: 


Bazılarınıza anlatmışımdır...
Fotodaki abinin ismi Kadir , Mersedes Kadir. 
Akli dengesi yerinde değil ve bütün gün üstünde dolaştığı önünde Mercedes arması olan sopayı Mersedes'i zannederek yaşıyor. 
Buraya kadar tamam. Anlatmaya bayıldığım kısmı bundan sonra başlıyor...

Koskoca bir şehir , Kadir'in Mersedes hayalini her şeyiyle sahiplenmiş durumda...
Kadir trafik ışıklarında duruyor, arabasını park ediyor, diğer arabalar trafikte ona yol veriyor, ona göre parkediyor. 
Bütün şehir o "Mersedes"in farkında! 
Kadir sopasını Mercedes servisine götürüyor, ustalar bütün ciddiyetleriyle arızaları anlatıyor, bi usta sopaya teyp takıyor, diğeri aynasını, armasını yeniliyor.. Sıkı durun; trafik polisleri yanlış yere parkettiğinde ya da 'çok hızlı gittiğinde' Kadir'e ceza yazıyorlar, zamanı geldiğinde muayeneye gönderiyorlar! 
Bir koca şehir, Malatya, Kadir'in hikayesini onunla birlikte yaşıyor. 
Bir 'deli'nin sopasına göre yaşayan şehirlerin, sopayla, sapanla, satırla birbirlerini kovalayan şehirlere dönüşmesini gördükçe bu hikayeyi anlatırım senelerdir...
Bazıları anlar. 

Hukuk Postası, İsmet Hancı'dan alınmıştır.

20 Mayıs 2015 Çarşamba

SİYAHA DAİR



Biliyor musun?
Sana bakmak yıldızlara bakmak gibi.
Hem yakın
Hem uzak.
Of...
Kalabalık oldu buralar.
Oysa benim istediğim;
Bir sensin
Bir de gecenin koynunda ki yıldızlar.

pehito

19 Mayıs 2015 Salı

YETİŞEN ALIR


Sakladığım sevgilerimi çıkardım kutusundan.
Hoyratça harcayacağım gunlerim şimdi.
Yaşım kemale mi erdi,
Aklım yerine mi geldi bilmem.
Koşulsuzda değil ama karşılık beklemeden.
Bildigim şu, biriktirdiklerimle gidemem.
Ha birde ne varsa, olduğu kadar.
Üstünü siz tamamlarsınız, paylaşırız.
Yetişen alır.

Sona kalan dona kalır.

Tahir ÖZCAN  (Mayıs 2015)

17 Mayıs 2015 Pazar

ARTIK ÇOK GEÇ


Ansızın ve soğukla geldi
İlk yaz sıcaklarının peşinden
Hiç hesapta yokken

Işığın sönmesi gibiydi
Su damlasının donması gibi
Kar tanesine dönüşen

Derin bir uykuya dalmak
Yada koma dan uyanmak gibi
Yanmak hiç sönmeden

Düşünmek için çok geç

Bitmeyen bir an
Bir yol sonu olmayan
Her zaman için erken

Sürsün istemem yolculuk
Gitmesin bensiz tren
Seninle aynı istasyonda inmeden

Sevilecek güzelliklerle
Söylenecek şarkılar
Daha bitmeden

Üzülmek için çok geç

Tahir ÖZCAN  18-05-2015

Öne Çıkan Yayın

MAGNUM

  Yalanla kurduğunu, Yalnız kendin yaşarsın. Hayatı yarışma yapanlar, Yaşamayı nasıl başarsın. Duyuldukça adın, Yaşam üzerinden taşar. En iy...