12 Mart 2014 Çarşamba

İSLAM UYGARLIĞININ ANATOMİSİ



Avrupalı ilerlemeden bahseder, çünkü birkaç bilimsel buluş sayesinde, rahatlığı uygarlık sanan bir toplum oluşturmuştur.                                                                                            Benjamin Disraeli

İslam uygarlığı ise Büyük İskender’in, Yunanistan’dan getirdiği; Farisilerin Pers imparatorluğu ve Roma imparatorluğununki ile harmanlanan bilimi, buraları istila eden Müslümanların tanımasıyla başlamıştır. Ortodoks İslam anlayışı sayesinde gelişme ve yayılma olanağı bulan matematik ve fen, Haçlı seferleri ve Moğol istilaları sonucu yıkıma uğramıştır. Taşın taş üstünde kalmadığı bu dönemlerde ( 11. Yy ) gezgin dervişler sayesinde yayılan, bu dünyada ulaşılamayacak öbür dünya güzellikleri vaat eden, İmam Gazali ve takipçileri gibi vahiyi akıldan üstün tutan anlayışla son bulmuştur. Günümüz de bir İslam medeniyetinden bahsetmek güç. Ancak İmam Gazalici İslam geleneği yayılmaya devam ediyor.
Bu gün Siyasal İslam denilen toplumsal sorunun kökeni yukarıda anlattığım anlayıştır. Bilimin, ilerlemenin, aydınlanmanın önündeki bu engel, Rönesans öncesi Hıristiyan Avrupasını hatırlatıyor. O günlerin yöneticileri ve din adamları ile bu günün yöneticileri ve din adamlarını göz önüne getirin. Aradaki benzerliğe şaşıracaksınız. Çare ne mi dediniz: Gayet açık. Eğitim, bilim ve aydınlanma.
Bu yönde akan su dere, çay, nehir olup çağlayarak denize kavuşmak üzere harekete geçti. Bu gözle görülüyor artık. Toplumsal gelişmelerin günden geceye gerçekleşmesi beklenemez elbette, zira modernite 
gibi bunun da önüne geçilemez.

                                                                                                                      Tahir ÖZCAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

MAGNUM

  Yalanla kurduğunu, Yalnız kendin yaşarsın. Hayatı yarışma yapanlar, Yaşamayı nasıl başarsın. Duyuldukça adın, Yaşam üzerinden taşar. En iy...