CEVABINI BULAMADIĞIM SORULAR
Geçirdiğim sağlık operasyonu nedeniyle bir haftalık mecburi yatak istırahatim bugün son buluyor. Bu bir haftalık mecburiyetten dolayı normalde takip etmediğim kanalları farklı saatlerde izleme, internet sayfalarına girme imkanım oldu. Ortalama bir insan zekasına sahip olduğumu düşünerek cevabını bulamadığım bir kaç soru oluştu kafamda ve zekamı sorgulamaya başladım. Televizyonu kapatıp düşündüm ve hala mantıklı yanıtlar bulamadım. Herhangi bir siyasi kanadın savunuculuğu ya da Akp ye saldırı maksadıyla değil gerçekten anlamaya çalışmak adına tüm samimiyetimle bu sorulara cevap verecek birileri vardır umuduyla sormak istedim.
Sadece son bir haftada Türkiye' de yaşanılanları gözlemlediğimde oluşan ve yanıt bulamadığım sorular bunlar.
1) Sorgusuz sualsiz bir liderin peşinden gitmek için hangi yeteneklerinizin olması lazım. Örnek: İktidar olana kadar Abd düşmanı söylemleri olan bir lider ve bunu savunan kelli felli adamlar bugün en büyük Amerikancı. Bu kitle içerisinde bir tane yakın tarih bilen, bilmese de internet kullanıp Amerika'nın her yerde bas bas bağırmaktan çekinmediği Türkiye'nin Ortadoğu için kullanılacak en güzel maşa olduğunu ilan ettiği haberlerini okuyup, nedir acaba diye düşünen ve Amerika ile daha önce bu tarz ilişkilere giren ülkelerin düştüğü durumu analiz edebilen bir kişinin olmaması hiç garip değil mi?
2) Tüm bu 180 derece fikir dönüşleri için kamuoyu yaratılırken seçilen medya mensupları nasıl oluyor da bir gece de tüm kanallar da aynı cümlelerle değişen bu durumu keskince savunabiliyor? Bu dönüşüm anlatılırken sanki şöyle bir yol izleniyor gibi düşünmüyor musunuz sizler de? Bir gece öncesinden bu kitlenin toparlanıp kapalı kapılar ardında eğitime alınıyor da ertesi gün kanal dağıtımları yapılıyor ve başlıyorlar anlatmaya. Aynı cümlelerle hatta kelimelerle bu savunmanın yapılabilmesinin izahı nedir?
3) Neredeyse tamamına yakını müslüman olan bir kitlenin desteği ile iktidar olan bir parti liderinin bundan 20-30 yıl önce işçi iken şimdi Dünya'nın en zengin 8. Siyasetçisi olmasını tüm bu kitle nasıl içine sindirebiliyor? Sadece bir düğünde takılan ziynet ile buna inanabilmek, bu servetin oluşumunda hiç bir günahsız kuruşun olmadığına inanamak bu ticari ortamda mümkün müdür? Mümkün se eğer hiçbirimiz biri on bin yapacak ticari zekaya sahip değil miyiz Başbakan’ın evlatları kadar? Ya da bu sevap- günah söylemleri ile desteği alınan kitle nasıl olur da bal tutan parmağını yalar ya da her siyasetçi yapıyor o da yapmış az mı diye düşünebilir?
4) Bir lider düşünün ki bir bebeğin öksürük nöbeti çıksa yüreğinde hissedecekmiş gibi konuşuyor, bunun karşısında durmazsa Başbakanlığın bile boş olduğunu söylüyor ama öbür tarafta savunduğu teröristler bir başka ana kuzusunun kalbini çıkarıp yiyor, kol kola girdiği Abd'nin öldürdüğü savunmasız insan sayısını söylemeye gerek yok. Ve nasıl olur da o Başbakan 51 kişi için acılarını yaşama imkanı vermezken, vicdanı olan her insanın bu acıyı yaşaması, paylaşması gerekirken nasıl olur da terörün her türlüsünü lanetlemek için yürüyen insanlar polis baskısına uğrar, biber gazı yer, dövülür? Ve o hasta iken katılamadığı 23 Nisan törenlerinden bir gün sonra Kutlu doğum haftası etkinliği, Cenaze töreni için aynı gün içinde iki istanbul bir Ankara yapabilecek dirayette olan bir Başbakan nasıl olur da 3-4 saatini yöre halkına ayıramaz da Abd için 3-4 gününü ayırabilir? Hadi o yapabilir de bu kitleden bir kişi de iç dünyasında sorgulamaz mı bu işte bir yanlışlık yok mu diye?
5) Partisinin isminde Adalet, bulunduğu mevkii de kollaması zorunluluğu olan en yüce şey Adalet, İslama inanan Hz. Ömer'i okumuş her kimsenin yüreğinde en önde duran duygunun Adalet olması gereken bir kişi kendisi gibi düşünmeyen her kişiyi nasıl suçlu görebilir? Belki suçludur diyerek nasıl hapislere tıkar, çocuklarının, annelerinin, babalarının, eşlerinin kul haklarını nasıl öder?
6) Sadece kendi egoları ile Büyük Başkan olmasını hak gören bir zat için nasıl olur da tüm o kelli felli adamlar can siparane bir şekilde bunun en doğru yol olduğunu anlatır? Sadece bir kişiye yönelik istemler bencilce ve yakışıksız değil midir?
7) Bir aile babası düşünün. Bir süpermarkete 100 TL borcu var. Bir bankadan 300 TL alıyor, evini arabasını arsalarını satıyor bu süpermarkete borcunu ödüyor. Yetmiyor kasaba, manava, bakkala ayrı ayrı borçlanıyor ve çıkıyor mahallenin ortasına akrabaları ile birlikte bizim artık süpermarkete borcumuz yok bakın da akıl alın, gurur duyun bizlerle diye kasım kasım kasılıyor. Bu adama normal zekada herkes gülüp Akıl vermesini Tanrıdan ihsan ederken Türkiye’de bunun bir benzerini en üst düzeyde kişi yaptığında tüm kanallar, kelli felliler bir hafta boyunca bununla gurur duyabiliyor. Bana komik gelen bu durum için Kocaeli sokaklarında kutlama mahiyetinde ayran dağıtmak normal mi?
Ve tüm bu sorular sadece cihat içinde herşey mübahtır ile açıklanabilir mi?
Mimar Yalçın ERGEN
açılım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açılım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mayıs 2013 Cuma
28 Nisan 2013 Pazar
AÇILIM ÜZERİNE AFORİZMALAR 2
ADAM OLMAK
Gazetecinin işi “rahatsız olmak ve soru sormak”tır. Aydın olmanın gereği de budur, “adam” olmanın da... Koyun gibi sürüye kapılıp gitmeyeceksin, nereye gittiğinin farkında olacaksın ki... Günümüzde bu “çok zor” ve “tehlikeli” bir iştir!
İnanılmaz günler yaşıyoruz; sapla saman karışmış vaziyette...
Demokratik yollardan muhalefet yapıp “hükümeti yıkmaya çalışmak”, özel mahkemelerde yargılanmayı gerektiren bir suç örneğin! Ama silah kullanarak, binlerce kişiyi öldürerek, kentlerin en kalabalık meydanlarında bomba patlatarak, askeri, polisi, kaymakamı, öğretmeni, savcıyı, hâkimi, mühendisi, hemşireyi kaçırarak, “devleti yıkmaya çalışmak” suç değil...
Terörle mücadele etmek, teröriste kafa tutmak suç. Terör estirmek değil...
Cep telefonuyla konuşmak suç. Mayın, bomba, silah, roketatar bulundurmak değil...
Yazı yazmak suç. Kurşun sıkmak değil...
Yıllarca okuyup özveriyle çalışıp kuvvet komutanı, hatta genelkurmay başkanı olmak suç. Dağa çıkıp, eşkıyalık yapmak değil...
Bayram kutlamak suç, bayramları yok etmek değil...
Özel günlerde otobüslere atlayıp Ankara’ya gitmek suç, sınırı binlerce kez delip geçmek değil...
Devletin birliğini savunmak suç. Bölmeye çalışmak değil...
Yasalara, evrensel hukuka saygılı olmak suç. İsyan edip, kafa tutmak değil...
Laiklikten yana olmak suç. Devleti din tüccarlarının yönetmesine göz yummak değil...
“Atatürk” demek suç. “Sayın Apo” demek değil...
Türk Bayrağı suç. PKK paçavrası değil...
Türküm demek suç, Kürdüm demek değil...
Hak aramak suç. Hak arayanı doğduğuna pişman etmek değil...
Dik durmak suç. Eğilip, sürünmek değil...
“Dönmemek” suç. Esen rüzgâra göre kıvırıp durmak değil...
Anıtkabir önünde basın açıklaması yapmak suç. Kandil’de gazetecileri toplayıp şov yapmak değil...
Tutuklu asker, gazeteci, hukukçu, siyasetçi sevdiğinize mahkeme sırasında “Seni seviyorum” diye bir not iletmek suç. İmralı’dan Kandil’e, Kandil’den Avrupa’ya, Avrupa’dan İmralı’ya “bölünme planları” içeren mektuplara kuryelik yapmak değil...
Yurtsevere sahip çıkmak suç. Katile övgü düzmek değil...
İktidarı eleştirmek suç. Muhalefeti eleştirmek değil...
Anayasayı savunmak suç. Ayaklar altına almak değil...
“Bırakın kadınlar nasıl istiyorlarsa öyle giyinsinler” demek suç. Dövmek, yaralamak, öldürmek, tecavüz etmek değil...
Kamu malına sahip çıkmak suç. “Babalar gibi satmak” değil...
Facebook’ta yorum yapmak suç. Meclis’te “ana avrat küfür etmek” değil...
Yan bakmak suç. Yumruk atmak değil!..
Gazetecinin işi “rahatsız olmak ve soru sormak”tır...
Aydın olmanın gereği de budur, “adam” olmanın da...
Koyun gibi sürüye kapılıp gitmeyeceksin, nereye gittiğinin farkında olacaksın ki...
ADAM OLMAK
Günümüzde bu “çok zor” ve “tehlikeli” bir iştir!
Hele hele çoğunluk “çığırdan çıkmışsa”, “yanlış” kural olmuşsa, etik rafa kalkmışsa...
Ve sürüye dâhil olmamak için çırpınıp duruyorsan hâlâ...
Gazeteciysen mesela... Yazdırmıyorlarsa...
Avukatsan ama kendini savunman bile mümkün değilse...
Askersen ve silahsızsan...
Cerrahsan, neşterini almışlarsa...
Zordur gazeteci olmak, aydın olmak, insan olmak...
Ama boyun eğmemektir tüm bunların birinci şartı; gem taktırmamaktır ağzına!
Yoksa nüfus cüzdanın bile kurtarmaz seni. Cinsiyet hanesinin karşısında; erkek ya da kadın yazar ama...
“Adam” olmaktır önemli olan...
Eğer “adam” değilsen...
Neye yarar ki?
Mustafa MUTLU-VATAN
Gazetecinin işi “rahatsız olmak ve soru sormak”tır. Aydın olmanın gereği de budur, “adam” olmanın da... Koyun gibi sürüye kapılıp gitmeyeceksin, nereye gittiğinin farkında olacaksın ki... Günümüzde bu “çok zor” ve “tehlikeli” bir iştir!
İnanılmaz günler yaşıyoruz; sapla saman karışmış vaziyette...
Demokratik yollardan muhalefet yapıp “hükümeti yıkmaya çalışmak”, özel mahkemelerde yargılanmayı gerektiren bir suç örneğin! Ama silah kullanarak, binlerce kişiyi öldürerek, kentlerin en kalabalık meydanlarında bomba patlatarak, askeri, polisi, kaymakamı, öğretmeni, savcıyı, hâkimi, mühendisi, hemşireyi kaçırarak, “devleti yıkmaya çalışmak” suç değil...
Terörle mücadele etmek, teröriste kafa tutmak suç. Terör estirmek değil...
Cep telefonuyla konuşmak suç. Mayın, bomba, silah, roketatar bulundurmak değil...
Yazı yazmak suç. Kurşun sıkmak değil...
Yıllarca okuyup özveriyle çalışıp kuvvet komutanı, hatta genelkurmay başkanı olmak suç. Dağa çıkıp, eşkıyalık yapmak değil...
Bayram kutlamak suç, bayramları yok etmek değil...
Özel günlerde otobüslere atlayıp Ankara’ya gitmek suç, sınırı binlerce kez delip geçmek değil...
Devletin birliğini savunmak suç. Bölmeye çalışmak değil...
Yasalara, evrensel hukuka saygılı olmak suç. İsyan edip, kafa tutmak değil...
Laiklikten yana olmak suç. Devleti din tüccarlarının yönetmesine göz yummak değil...
“Atatürk” demek suç. “Sayın Apo” demek değil...
Türk Bayrağı suç. PKK paçavrası değil...
Türküm demek suç, Kürdüm demek değil...
Hak aramak suç. Hak arayanı doğduğuna pişman etmek değil...
Dik durmak suç. Eğilip, sürünmek değil...
“Dönmemek” suç. Esen rüzgâra göre kıvırıp durmak değil...
Anıtkabir önünde basın açıklaması yapmak suç. Kandil’de gazetecileri toplayıp şov yapmak değil...
Tutuklu asker, gazeteci, hukukçu, siyasetçi sevdiğinize mahkeme sırasında “Seni seviyorum” diye bir not iletmek suç. İmralı’dan Kandil’e, Kandil’den Avrupa’ya, Avrupa’dan İmralı’ya “bölünme planları” içeren mektuplara kuryelik yapmak değil...
Yurtsevere sahip çıkmak suç. Katile övgü düzmek değil...
İktidarı eleştirmek suç. Muhalefeti eleştirmek değil...
Anayasayı savunmak suç. Ayaklar altına almak değil...
“Bırakın kadınlar nasıl istiyorlarsa öyle giyinsinler” demek suç. Dövmek, yaralamak, öldürmek, tecavüz etmek değil...
Kamu malına sahip çıkmak suç. “Babalar gibi satmak” değil...
Facebook’ta yorum yapmak suç. Meclis’te “ana avrat küfür etmek” değil...
Yan bakmak suç. Yumruk atmak değil!..
Gazetecinin işi “rahatsız olmak ve soru sormak”tır...
Aydın olmanın gereği de budur, “adam” olmanın da...
Koyun gibi sürüye kapılıp gitmeyeceksin, nereye gittiğinin farkında olacaksın ki...
ADAM OLMAK
Günümüzde bu “çok zor” ve “tehlikeli” bir iştir!
Hele hele çoğunluk “çığırdan çıkmışsa”, “yanlış” kural olmuşsa, etik rafa kalkmışsa...
Ve sürüye dâhil olmamak için çırpınıp duruyorsan hâlâ...
Gazeteciysen mesela... Yazdırmıyorlarsa...
Avukatsan ama kendini savunman bile mümkün değilse...
Askersen ve silahsızsan...
Cerrahsan, neşterini almışlarsa...
Zordur gazeteci olmak, aydın olmak, insan olmak...
Ama boyun eğmemektir tüm bunların birinci şartı; gem taktırmamaktır ağzına!
Yoksa nüfus cüzdanın bile kurtarmaz seni. Cinsiyet hanesinin karşısında; erkek ya da kadın yazar ama...
“Adam” olmaktır önemli olan...
Eğer “adam” değilsen...
Neye yarar ki?
Mustafa MUTLU-VATAN
AÇILIM ÜZERİNE AFORİZMALAR 1
AÇILIM,AÇILIM DEDİKLERİNİ DE BİR AÇSALAR.ÇOK MU AÇILIYORUZ BİLSEK.BOĞULMAKTA VAR İŞİN UCUNDA.
HERKESİ BİLEMEM AMA BENİM GİDECEĞİM BİR ÜLKEM YOK.ŞU KISA CUMHURİYET TERİHİNDE VE HATTA OSMANLININ SON DÖNEMLERİNDE BU KADAR ÇOK İSYAN ETMİŞ BİR TOPLULUĞUN NE İSTEDİĞİNİ ANLIYORUM ELBETTE.
KENDİNİ KÜRT OLARAK TANIMLAYAN KARDEŞLERİM GÖZLERİNİ AÇSIN. İÇLERİNDEN ÇIKMIŞ ÜNLÜ KİŞİLİKLER.YÜKSEK RÜTBELİ SUBAYLAR,CUMHUR BAŞKANLIĞI,BAŞBAKANLIK YAPMIŞ SİYASETÇİLER,ZENGİN İŞ ADAMLARI VAR.BÜTÜN TÜRK VATANDAŞLARI İLE AYNI HAKLARA SAHİPLER.YOĞUN YAŞADIKLARINI İDDİA ETTİKLERİ GÖRECE GERİ KALMIŞ BÖLGELERDE HER AÇIDAN POZİTİF AYIRIMCILIK GÖRÜYORLAR.ÜSTELİK O BÖLGELERDE YAŞAYAN BAŞKA BİR SÜRÜ ETNİK TOPLULUĞA HAKSIZLIK EDİLMESİ PAHASINA.
HİÇ ŞÜPHESİZ BATI BÖLGELERİNDE DAHA FAZLA NÜFUSA SAHİPLER.ÜSTELİK O BATI BÖLGESİNDE SAYDIĞIMIZ YÖRELERDE ÖYLE YOKSUNLUK ÇEKEN FARKLI ETNİK KİMLİĞE SAHİP VATANDAŞLARIMIZ VAR Kİ. HİÇBİRİ SİLAHA SARILMAYI DÜŞÜNMÜYOR. ETNİK KİMLİĞE DAYALI BİR DEVLET DE KURMAYI DÜŞÜNMÜYORLAR. ŞU ANDA DÜNYADA BÖYLE BİR DEVLET YOK. OLSA DA YAŞAMASI MÜMKÜN DEĞİL. İBRET ALMAK İÇİN DAĞILAN YUGOSLAVYA YA BAKMAK YETER SANIRIM. ADINA SIRBİSTAN DENEN ÜLKEDE SADECE SIRPLAR, MAKEDONYA DENEN ÜLKEDE SADECE MAKEDONLAR MI YAŞIYOR.
KURTULUŞ SAVAŞINI BİRLİKTE VERMİŞİZ. BU YÜZDEN ANAYASA DA KURUCU İRADE OLARAK TÜRKLER VE KÜRTLER YAZILMALIYMIŞ. BİRLİKTE VERDİK ELBETTE. HEPİMİZ BU TOPRAKLARDA YAŞIYORDUK,YAŞIYORUZ. İLK MECLİSTEKİ KÜRTLERİ SIRALAYIP SÖYLÜYORLAR BUNU. ÖRNEK İSİMLER VERİLECEKSE, AMASYA GENELGESİNDEKİ DÖRT İSMİ HATIRLATMAK İSTİYORUM. MUSTAFA KEMAL(SELANİK GÖÇMENİ,MUHACİR),REFET BELE(ÇERKES),RAUF ORBAY(ÇERKES),ALİ FUAT CEBESOY(ÇERKES).AYRICA KAZIM KARABEKİR(TÜRKMEN) ORDUSUYLA BU DİRENİŞE KATILMASAYDI DÜZENLİ ORDUYA NASIL GEÇİLEBİLİRDİ. KUVVAYİ MİLLİYE ÇETELERİ VE O DİRENİŞ KAHRAMANLARI KENDİ ETNİK TOPLULUĞU İÇİN Mİ SAVAŞTI.
BU TOPRAKLARA TÜRKİYE ADINI VEREN DE BATILILARDIR. OSMANLILARA DA TÜRKLER DERLERDİ, ANADOLU SELÇUKLULARINA DA.
SELÇUKLU DEVLETİ DAĞILDIKTAN SONRA OLUŞAN BEYLİKLERE DE TÜRK BEYLİKLERİ DEDİLER. BU SİYASİ BİR ADLANDIRMADIR KUŞKUSUZ. ETNİK OLARAK TÜRK NEDİR: KAYI BOYUNDAN GELENLER Mİ? ANADOLUNUN YERLİLERİ Mİ? ORTA ASYA DAN GÖÇEN HERKES Mİ TÜRK? OSMANLININ BÜTÜN TEBAASI MI? NE KONSAYDI ADI BU ÜLKENİN ANADOLUİSTAN MI? NE KADAR MANASIZ BİR TARTIŞMA. MİKRO MİLLİYETÇİLİĞİN SONU KABİLEYE, BOYLARA, AŞİRET VE AİLE YE KADAR GİTMEZ Mİ?
TARİH BOYUNCA DEVLET KURAMAMIŞ,ETNİK TOPLULUK OLARAK KALMIŞ,SİYASİ BİR ÜST KİMLİK HALİNE GELEMEMİŞ,FARKLI COĞRAFYALARA DAĞILARAK FARKLI ETNİK TOPLULUKLARA KARIŞMIŞ,DİLİ AYRIŞMIŞ,KÜLTÜRÜ AYRIŞMIŞ,BİR ÖLÇÜDE KENDİ GÖNÜLLÜ ASİMİLASYONUNU HAZIRLAMIŞ,BU FEODAL KABİLELERE TOPYEKUN KÜRT DEMEK NEKADAR DOĞRU.DOĞU ANADOLUDA SIKIŞMIŞ BELLİ BİR YEKUNU PETROL VE SU OYUNLARINA PİYON OLUYOR.ALLAH SELAMET VERSİN SONLARI İYİ DEĞİL.BENZER BİR TARİH YAŞAMIŞ(BİREBİR AYNI DEMEK İSTEMİYORUM TABİ)BİR ETNİK TOPLULUĞUN ÜYESİ,BİR ÇERKEZ OLARAK SÖYLÜYORUM.BU ÜLKEYİ VATAN EDİNMİŞ BİRİSİ OLARAK SÖYLÜYORUM.BİR GAZİ TORUNU OLARAK SÖYLÜYORUM.BU TOPRAKLARA VATANDAŞLIK BAĞIYLA BAĞLI HER YURTTAŞA TÜRK DENİR.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
28-04-2013 Tahir ÖZCAN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Öne Çıkan Yayın
MAGNUM
Yalanla kurduğunu, Yalnız kendin yaşarsın. Hayatı yarışma yapanlar, Yaşamayı nasıl başarsın. Duyuldukça adın, Yaşam üzerinden taşar. En iy...