taksim direnişi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taksim direnişi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2013 Pazar

78 KUŞAĞINDAN 90 KUŞAGINA AÇIK MEKTUP

Genç kardeşlerim,

Ben 78 kuşağından birisiyim. Bizim kuşak, 12 eylül ün gölgesinde büyüdü ve ailesi, sosyal çevresi, medyası, hakim siyasi çevrelerce a politize edildi. Öyle ki, kurtuluşu yurt dışına çıkmakta arayan umutsuz,yılgın gençler olduk. Sırtımıza binen; basiretsiz, çıkarcı, işbirlikçi, baskıcı,buyurgan ve hatta hainlere karşı tepkisiz kaldık. Mücadele etmeyi, direnmeyi aklımızın ucuna dahi getirmedik.
Taksim olaylarına katılan direnen 90 kuşağına bakıyorum da, geleceğini bu ülkede gören milyonlarca gence gıpta ediyorum. Ülkelerinin ve kendilerinin geleceği için mücadele ediyorlar. Ümitler tamamen söndü sanılırken, ülkenin bu gününün ve geleceğinin büyük kazancını görüyor, bu gençlere şükran duyuyorum.
Tarih sizi yazacak,bizim ise tek avuntumuz sizi dünyaya getiren ebeveynler olmanın onuru olacak. Elbette sizi yalnız bırakmayacağız. Bu utanmazlığı, bu aymazlığı, bu acımasızlığı yapanlar da olacaktır. Elbette siz kimsenin desteğine muhtaç değilsiniz. Elbette ''İhtiyacınız olan kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur''. Ama yanınızdayız, arkanızdayız, peşinizdeyiz. Sevinç ve acının göz yaşları süzülerek yanaklarımızdan, direnişinizi alkışlıyoruz. Hepinizi sevgiyle kucaklamak geliyor içimden. Hak haklının yanındadır. Direnin! Zafer sizin.

Sevgilerim ve dualarım sizinle

13 Haziran 2013 Perşembe

Mektup....!!




Sevgili genç arkadaşlarım,

Hepinizi yüreğimdeki isyan ve itiraz ateşi ile sevgiyle kucaklıyorum.

Gezi’de yakılan itiraz ateşi bütün Türkiye’yi ısıtıyor; bu ateşin ışığı bütün Türkiye’yi aydınlatıyor.

Bu ülke sizden kardeşliği, özgürlüğü, dayanışmayı, değişik görüş, ideoloji ve inançların bir arada yaşamasının mümkün olduğunu yeni baştan öğreniyor.

Kutuplaştırılan, birbirine düşürülen, öfke ve nefret dilinin egemenliği altına giren umutsuz bir topluma, yeni ve kavgasız bir dünyanın mümkün olduğunu gösteriyorsunuz.

Meydanlarda barışın güzel dilini konuşarak; kadın-erkek, sağcı-solcu, laik-dindar, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımlarını ortadan kaldırıyor, her türlü yaşam tercihine saygı göstererek, dışlayıcı tavra önemli bir ders veriyorsunuz.

Kibarsınız, dürüstsünüz, zekisiniz, sevecensiniz, mizahla ve yaşam sevinciyle dopdolusunuz.

Geçmişte çok acılar çekilen, masum insanların kanıyla yıkanmış Taksim meydanında, yeni bir Türkiye’nin çiçeğe durmuş tomurcukları gibi rengârenk görünüyorsunuz.

Üzerimize serpilmiş ölü toprağını söküp attığınız için, örselenmeye çalışılan onurumuzu ve umudumuzu bizlere geri verdiğiniz için, aydınlık bir Türkiye yolunda hepimize asla hiçbir şey eskisi gibi olmayacak dedirttiğiniz için var olun, sağ olun...

Umudumu geri verdiniz

Taksim’de yaktığınız ışık Türkiye’ye ve dünyaya; sevginin, dayanışmanın, paylaşmanın, tencere ve tavaların ne kadar büyük silahlar olduğunu; gaz bombalarının, plastik mermilerin bunlar karşısında ne kadar etkisiz ve aciz duruma düştüğünü gösterdi.

Onurlu insanlar olarak dimdik ayakta durmanın en büyük silah olduğunu, şiddete başvurmadan neler yapılabileceğini kanıtladı.

Sadece evimizin penceresini açarak, ışığı yakıp söndürerek, tencere ve tavalarla, halayla, türküyle ve birbirimize dayanarak yeter artık diyebileceğimizi gösterdi.

Bunu bize kanıtladığınız için bir yurttaş olarak size minnettarım.

Yok olmaya yüz tutmuş umudumu bana geri verdiniz,

Bireyci bir gençlik anlayışının gerçek olmadığını, yeni kuşakların, dayanmanın sonuna geldiğinde ayağa kalkabileceğini, hepimizin güvencesi olduğunu ve bu saygıyı hak ettiğini bize gösterdiniz.

Böyle bir gençliğe sahip olduğumuz için gururluyuz, onurluyuz.

Zülfü Livaneli

Öne Çıkan Yayın

MAGNUM

  Yalanla kurduğunu, Yalnız kendin yaşarsın. Hayatı yarışma yapanlar, Yaşamayı nasıl başarsın. Duyuldukça adın, Yaşam üzerinden taşar. En iy...