tahir özcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tahir özcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2017 Pazartesi

14 ŞUBAT

babalar günü ile ilgili görsel sonucu14 ŞUBAT

Kişi var ki ümid i izdivacında olsada iyi niyet
Ol yaşamda onunla bir ömür eziyet vesilesidir
Kişi var ki iyilik ummaya yok bir mesnet
Bir yastıkta geçen her gün tanrının hediyesidir

Tahir ÖZCAN

6 Nisan 2013 Cumartesi

NE ÇIKAR

Aramadıysam ne çıkar?
Sızmış bir ruh!
Kazısan jelatinini;
Mutsuzluk çıkar.

Huy çıkmaz da can çıkar.
Umursamaz mı görünüyorum?
İçimde fırtınalar.
Kapıları kapadım.
Açsam dışarı çıkar.

Konuşmasam ne çıkar?
Aldırmaz mı görünüyorum , ama dürüstüm!
Ağzım kapalı mı?
Açsam, kırılırsın diye aklım çıkar.

                         Tahir ÖZCAN   06-04-2013

8 Aralık 2012 Cumartesi

BİR YASTIKTA



Yorganın altında bir sıcaklık
Yok yün değil bildiğin pamuk
Ama sıcaklık ondan değil
Bin nefesten gün gün değişen
Bir ses horultulu ama şen
Ve kucaklayan ve sırtı dönük
Gülümser gibi bazen
Ya da endişeli gibi biraz da yumuk
Kalbini avuçlarında tutan
Masum haylaz çocuk
Ve kedi olmak koynunda
Gün ışırken mutluluk
                        Tahir ÖZCAN  Aralık  2012

15 Ekim 2012 Pazartesi

ÇAKIL TAŞININ DİLEĞİ




Çakıl taşı oynadı derinde
Balıklar mı dokundu ucundan
Dalgalar mı itiverdi ardından
Yuvarlanıyor yamaçtan daha derinlere
Kendinden küçüklere çarpıyor
Sökebildiği geliyor peşinden
İri bir kaya diliyor içinden
Çarpıp duracağı kadar iri
Kırılsa da, parçalansa da durmalı
Artık bıkmıştı yuvarlanıp gitmekten
Su epeyce bulanıktı
Karanlıktı önü ardı
Ama bir kayaya rastlama ümidi vardı
                      Tahir ÖZCAN  EKİM-2012

AKVARYUMDA BALIK




Bu gün öldü balık
Akvaryumdaydı yarım metre küp
Dünyasıydı orası ama rengarenk
Onu bildi onu gördü
Ne elektrik kesintileri
Ne kirlenmiş sular gördü
Ama yaşadı
Şimdi yok
Dijital birkaç resimde kaldı
Akvaryumdaki balık
Ve ben
Suyun kendisi bu dünya
Oksijenimse sen…
                                                                                      Tahir ÖZCAN  EKİM/2012

24 Eylül 2012 Pazartesi

SORDUM


      
Yüksekovada, operasyonda  mehmetcik!
Sordum: yiğidim halin nicedir?
Dedi anam, bacım ağlamasın yoktur başka dileğim.

Atanamayan  öğretmenim  düşünceli!
Sordum : varmıdır gelecekten beklentin?
Dedi dersler boş geçmesin, memur maaşı değil derdim.

Kovulmuş işçim kapının önünde,direnişte!
Sordum : sonu varmı bunun kardeşim?
Dedi ben ölmüşüm, ölümden ötesi nedir?

Boşadığı kocasının bıçakladığı kadın, durumu ağır!
Sordum: bu hale nasıl geldin?
Dedi yoktu dönecek yerim, ancak toprak altına girerim.

Hücrede gazetecim, tutuklu vatanseverim, generalim!
Sordum: çektiğine değermiydi  komutanım?
Dedi bize hain damgası vuranlara sessizmi kalacağız?

Altmış haftalık bebeler okul çıkışında!
Sordum: evlatlar büyüyünce ne olacaksınız?
Dediler dindar, kindar nesiller olacağız.

Çankayaya çıkma derdinde başbakanım, eşbaşkanım!
Soramadım: ulaşmak zor, uzak, hep kızgın.
Diyor durmadan getirdik ileri demokrasiyi.

Anıtkabirde huzursuz yatıyor atam!
Sordum: Senin gibi bir bilge bunları nasıl göremedi?
Dedi umutsuz olma, sen nutku , onuncu yıl marşını hiç okumadınmı?

Anam geldi yanıma çöktü, elini omuzuma koyup sor dedi!
Sordum: beni doğururken düşünmedin mi hiç yarını?
Dedi düşünmeseydim hiç, doğururmuydum seni.


                                                                   Tahir ÖZCAN    24-09-2012

30 Mayıs 2012 Çarşamba

AY DÜŞTÜ

Ay düştü kara gök güne uyandı
Cemre düştü güz bahara dayandı
Akıllara soru düştü zihin kıştan uyandı
Fakir düştü yollar al bayrağa boyandı
Sakınma zulümden zulümkardan
Yakınma azaptan azapkardan
Senin suçun diye yazarlar
Zira bıçak kemiğe dayandı
Kahretme kahpe felek ziyanda
Kabus gibi görsende geleceği rüyanda
Sözün yoksa söyleyecek bu meyanda
Ana yandı avrat yandı can yandı
Ay düştü gece güne uyandı
Uysal koyun tabiatına kandı
Besleyen el bıçağı tutmaz sandı
Canını dişine taktı da bu gün
Padişahın kapısına dayandı

                       Tahir ÖZCAN    2012



11 Eylül 2011 Pazar

ÜZGÜNÜM



Kimse hak ettiğini alamıyor hayattan
Sadece bedenler değil ruhlar da hapis
Özgür olan hayallermiş üzgünüm

Rüzgarlar bulutlara, Dağlar rüzgarlara engel
Kuşlar bile özgür değil aslında
Hiç birimiz değiliz ve ruhlarımız kodeste üzgünüm

Ben ise mahkumiyetime mahkumum
Ne duvardan aşmak, ne tünel kazmak
Arada belki gökyüzüne bakmak
Daha fazlasına cesaret edemedim üzgünüm

Üzgünüm! Doya sıya sevemedim
Sevişemedim üzgünüm
Üzgünüm! Verdiğim değeri gösteremedim
Yetindim, yetemedim üzgünüm

Oynamadım hiç, seyretmedim de
Hata yapmaktan korktum da, hatalarımdan dönemedim
Üzgünüm! Özür bile dileyemedim hiç
Affet beni üzgünüm

                                   Tahir ÖZCAN 11/09/2011

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Sorma

Tutkulu aşklar, ruhlar arası verilen savaşlar vardı hayatımızda,
Değişen arkadaşlar,
Masum gibi görünen hin oğlu hin telaşlar,
Safça, arada kurnazca dökülen yaşlar,
Kim kimi neden niçin bağışlar?
Bilemem...
Zaman mıydı hızlı akan,
Akıntıya karşı kürek sallayanlar mıydık biz?
Söyleyemem...
Hayat mı zamanda tükettiğimiz?
Ya da bir filmde karın tokluğuna çalışan figüran mıyız biz?
Evet diyemem...

Tahir Özcan
2011

18 Nisan 2011 Pazartesi

biri varmış

masallarım var
hikayelerim
hiç yaşanmamış
yaşanmayacak

aşklarım var
alışkanlıklarım da
terk etmek
kolay olmayacak

korkularım var
endişelerim
hep geleceğe dair
kaybolmayacak

alınacak nefesim
duyulmayan sesim
arsız hevesim var
iflah olmayacak

dualarım var
saçma hayallerim
kimsenin görmediği
resimlerim
okunmamış şiirlerim

bir bakıma varım ben
bugün varım yarın yokum
varlığımda yokluğumda
hatırlanmayacak

19/04/2011   Tahir ÖZCAN

Öne Çıkan Yayın

MAGNUM

  Yalanla kurduğunu, Yalnız kendin yaşarsın. Hayatı yarışma yapanlar, Yaşamayı nasıl başarsın. Duyuldukça adın, Yaşam üzerinden taşar. En iy...